Yapay zekanın “sessiz” işgali

Uluslararası kuruluşların raporları da bu yapısal değişimin boyutlarını gözler önüne seriyor. IMF verilerine göre yapay zeka gelişmiş ekonomilerde istihdamın yüzde 60’ını etkileme potansiyeline sahip. Ancak bu etkinin doğrudan işten çıkarmalar yerine, görev dağılımındaki köklü değişimlerle kendini göstermesi bekleniyor. OECD ise küresel istihdamın yüzde 28’inin yüksek otomasyon riski taşıdığını belirtirken, bu durumun çalışanları karar verici pozisyonlardan daha sınırlı uygulayıcı rollere itebileceği konusunda uyarıyor.
Unvanlar duruyor ancak içerik değişiyor
Günlük iş pratiğinde bu dönüşüm; analist, muhasebeci, editör ve idari uzman gibi pozisyonlarda somut bir şekilde hissediliyor. Unvanlar korunsa da raporlama, veri sınıflandırma ve içerik üretimi gibi kritik süreçler giderek AI sistemleri tarafından üstleniliyor. Çalışanların üretim merkezinden uzaklaşması, sadece ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda motivasyon kaybı, aidiyet zayıflaması ve mesleki kimliğin aşınması gibi psikososyal sonuçlar da doğuruyor.
Türkiye için beyaz yaka uyarısı
Beyaz yaka istihdamının yoğun olduğu Türkiye’de, yapay zeka yatırımlarının hız kazanması bu süreci daha kritik bir noktaya taşıyor. Uzmanlar, mesleklerin içeriden dönüşümünün uzun vadede kurumsal verimlilik ve karar alma kapasitesi üzerinde derin izler bırakacağını öngörüyor. Klasik otomasyonun işten çıkarma odaklı tehdidinin aksine, sessiz dijital işsizlik çalışanları yerinde tutarak dönüştürdüğü için etkilerinin ölçülmesi ve fark edilmesi çok daha zor bir yapısal mesele haline geldi.



